Teknemizde deneyimli eğitmenler eşliğinde dalış kursları verebilmekteyiz.
Fethiye limanının çıkışındaki büyük adadır. Üzerinde 1910 yılında Fransızlar tarafından yapılan Deniz Feneri hala çaksa da özelleştirmeden nasibini almaktan kurtulamamıştır.
Fethiye Limanından çıktıktan sonra sol tarafta 2 mil mesafede bulunan koydur. Yaz boyunca sakin olduğundan dalışa ve konaklamaya oldukça uygundur.
Akvaryum koyuna gelmeden önce dik duvarların önünde uzanan çok ilginç olmasa da kötü havalarda dalabileceğiniz kolay bir dalış noktasıdır.
Fethiye limanına en yakın dalış noktasıdır. Eüer koyu boş bulup girebilirseniz burada harika bir gün geçirebilirseniz.
Dalışa akvaryum koyunun içinden başlanır. Kuzey yönünde 50m. gittikten sonra kumluk 20m. derinliklere ulaşılır.
Akvaryum koyunun iki yüz metre güneyinde dalışa başlanır. Duvarın sol tarafı dik bir eğimle kolaylıkla 40-50 m.
Akvaryum koyunu geçip solunuza baktığınızda sarı renkli yamaçları ve koyun sonundaki kumsalı görürsünüz.
Bu son derece iyi korunaklı küçük koy dalgıç eğitimi için idealdir ve birçok günlük şirket burayı sadece bunun için kullanır.
Fethiye Limanından 3 mil mesafede ana karadan 500m. açıklıkta bulunan mükemmel bir dalış noktasıdır. Bazı dalış merkezleri tarafından baraküda reef diye de adlandırılmaktadır.
Fethiye Limanından iki mil mesafedeki çok güzel bir dalış noktasıdır. Tünellerden geçmeyi seviyorsanız burası tam size göre, faunası ve florası zengin bir dalış sunar.
Fethiye’ye çok yakın, oldukça korunaklı küçük bir koydur. Teknenizi demirleyip kıçtan bir halat alarak kıyıya 3–4 metre mesafede durabilirsiniz.
Fethiye’deki birkaç dalış merkezinin ve kişisel çabaların sonucunda hurdaya ayrılan SG 121 bordo numaralı sahil güvenlik gemisi 2011 yılında Afkule yakınlarında ki bir noktaya batırılmıştır.
Dalışa, giriş noktası su üzerinden de görülebilen Mercan Mağarasından başlanır.
Afkule mağarasını üç yüz metre geçip sol taraftaki dik duvarların önünden dalışa başlanır. Giriş yerini tam olarak bilmiyorsanız başlangıç noktasını bulmanız oldukça zor olacaktır.
Afkuleden biraz daha ileride bir km. mesafede 1995 yılında Markus TİELE isimli bir Alman dalıcı tarafından birlikte yaptığımız bir keşif dalışında bulunmuştur.
Afkule Mağarası’ndan sonra doğu yönünde kıyı takip edilerek ulaşılan, sakin havalarda eğitim dalışlarına uygun bir koydur. Dipte yavru ahtapot yuvaları ve çeşitli küçük deniz canlıları görülebilir.
Fethiye Körfezinin doğu tarafında küçük bir adadır. Duvar dalışı için mükemmeldir. Adanın etrafında derinlikler yer yer 250-300 m lere ulaşır.
İblis Burnu ucundaki küçük adanın altı batı rüzgârlarından dolayı bazen barınmaya izin vermez. Alternatif olarak biraz kuzeydeki koyda konaklayabilirsiniz.
Fethiye Körfezinin doğusundaki burun her seviyedeki dalıcılar için harika dört dalış noktası sunar. Teknenizle minik adanın arkasında demirleme veya alargada bekleme sizi sezon boyunca batıdan gelen dalgalardan koruyacaktır.
Adanın iç kısmından dalışa başlamak en doğru seçimdir. Ada çevresi oldukça sığlık ve dip 15-20 m lere kadar taşlık sonra beyaz bir kumla çevrilidir.
Adanın güneybatı yönünde tepe noktası 3-5 m arası olan bir sığlık vardır. Uzaktan baktığınızda yeşil renginden dolayı kolayca bulabilirsiniz.
Burnun hemen arkasından dalışa başlanır. Derinlik 8-10 m Akıntı varsa karaya ve dibe yakın yüzmeniz tavsiye olunur.
Burası iblis burnunun en güzel dalış noktasıdır. Geniş açı çekimler için bulunmaz bir dalış noktasıdır. Yüzlerce ton ağırlığındaki taş blokların arasında dolaşmak sizi başka bir dünyaya götürür.
Kıyı yaklaşık sekiz on metre açığından dalışa başlanır. Burası çok tercih edilen bir dalış noktası olmasa da batı rüzgarlarına kapalı olduğundan ikinci için uygundur.
2004 yılı sonunda dalışa açılan yeni bir dalış sahasıdır. Burada iki adet mağara vardır.
Gemile adasının açığında Karacaören Koyu ve yanında da küçük bir ada vardır. Adanın üzerinde Bizans döneminden kalma manastır ve kilise harabeleri vardır.
2021 Yılından itibaren dalışa açılan bu küçük ada üzerinde bulunan Bizans dönemi kalıntılarıyla dalan ve dalmayan herkesin ilgisini çekmektedir.
Karacaören bölgesindeki bu dalış noktası, güncel deniz koşulları ve dalıcıların deneyim seviyeleri dikkate alınarak planlanır.
Karacaören Adası ve çevresinin sürpriz bir şekilde açılmasından (2021) sonra çevrede birçok keşif dalışı yaptık .
Uzun yıllar dalışa yasak olan Karacaören Adası ve çevresi şimdi dalışa açıldı ve keşif dalışlarından sonra harika iki dalış noktamız oldu.
Ölüdeniz körfezinin yakınında bulunan, derinliği 180-200 m’lere ulaşan duvar dalışı için benzersiz bir noktadır.
Hava şartları uygunsa küçük koya demirleyip sahilden de bir koltuk halatı alarak dalışa başlayabilirsiniz. Teknenin hemen altında 4-5 m derinlikte bir batıktan kalan onlarca taş ve kurşundan yapılmış top gülleleri vardır.
Adını bölgedeki Kabak Koyu’ndan alır. Sadece tecrübeli dalıcılar için uygundur.
Yediburunlar ve Kabak Koyu’nun kesiştiği noktada, Belcekiz Koyu’na yaklaşık 6 mil mesafede, deniz haritalarında gösterilmeyen bir sığlık (şelf) bulunmaktadır.
Kabak Tüneli’ndeki derin dalış sonrası ikinci dalış için seçilmiş bir koydur.
2004 yılında yasakların kalkmasından sonra ancak 2011 yılında yine SEAHORSE dalıcıları tarafından keşfedilen bir mağaradır.
Hava şartlarına bağlı olarak, zaman zaman oldukça güçlü akıntıların görüldüğü oldukça bakir bir yerdir.
Renkli duvar yapısı ve zengin deniz yaşamıyla keyifli bir dalış noktasıdır.
İkinci dalış için tekneden atladıktan sonra adanın kuzey batı yönünde ilerletin. Bu bölgede çiftleşen kalamarlara rastlarsanız durun!
AŞI KOYU MAĞARALARI: Aşı Koyu veya TR312 Numaralı haritada yazıldığı gibi Dişibilmez koyu. Burada şimdiye dek keşfedilen beş adet mağara vardır.
Türkiye’de önündeki mavilikten dolayı hemen her mağaraya mavi mağara denmiştir. Akdeniz’de hemen hemen her bölgede bir mavi mağara vardır.
Dişibilmez veya Aşı Koyu diye adlandırılan bölgedeki tek adadır. Teknenizle güney yönünden yaklaşıp (varsa tonozdan bir koltuk halatı) 10-15 m derinliklere demirlenir.
Burası Aşı Koyu ‘nun küçük ama bir o kadar da ilginç mağaralarından biridir. Kısa bir dalış yeridir ama günün sonunda bütün dalışları bitirdiniz ve sığ bir dalış daha yapmak istiyorsanız burayı kaçırmayın.
Bu mağaraya giriş 17 metredir. Mağaranın içine girdikten sonra her köşede muhteşem güzellikte olan dantel mercanlarını görebilirsiniz.
Aşı Koyu’nun batı yönündeki en son mağarasıdır. Girişyeri taş duvara işaretlenmiş ZOE mağarasından sola doğru 150 m kadar gittiğinizde küçük bir dere yatağı vardır.
Koyun sol tarafında ki plaja gelmezden önce dik duvarların önünde küçük bir girinti vardır. Dalışa buradan başlanır, hemen önünüzde girişi 8-10 m de olan ters V harfine benzeyen bir mağara vardır.
1996 yılında Marmaris’ten çıkan yat akşam saatlerinde Ekincik koyu girişinde bulunan Kızılburun açığındaki sığlığa oturuyor.
Küçük koyda demirledikten sonra, botla batı ucuna gidin. Duvar hemen 50 metreye kadar düşer. 20-25 metre derinlikte batı yönünde duvarı takip edin, lagosları, orkinosları ve duvara yapışmış deniz canlılarını gözlemleyin.